benimsemek

-i
1. 把占为己有, 占有侵占; 攫取, 剽窃: Kardeşinin paltosunu benimsedi, bir türlü geri vermiyor. 他用着他兄弟的大衣, 根本没有还的意思。
2. 转́ 适应, 习惯: Fedakârlık duygusunu iyice benimseyen bu genç olanca kazancını babasının hastalığına harcıyordu. 这位孝顺的年轻人把他所有的钱都用来给他父亲治病了。
3. 爱恋, 记挂; 喜欢, 热爱: Karım içinde büyüdüğü bu evi bütün psikolojik derinliğiyle benimsemişti. 我妻子全身心地记挂着这间她从小住到大的房子。
4. 认领

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • benimsemek — i 1) Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek Ağzın kulaklarına vardı, işi âdeta benimsedin. R. H. Karay 2) mec. Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak Karım içinde büyüdüğü bu evi bütün psikolojik derinliğiyle… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BENİMSEMEK — t. Sahip çıkmak, bir şey hakkında benimdir iddiasında bulunmak. Kabullenmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • şiar edinmek — benimsemek, ilke olarak kabul etmek Hoyratlığı ve zevksizliği şiar edinen bir halkçılık gerçek halkçılık olamaz. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • igenmek — benimsemek; (kısrak) gebe kalmak;çam ışlaşmak, harınlaşmak; çekinmek I, 104,, 200, 203 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • Almanlaşmak — nsz Alman yaşayış tarzını benimsemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Amerikalılaşmak — nsz Amerikalıların yaşayış tarzını benimsemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Araplaşmak — nsz Arap olmak, Araplığı benimsemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Arnavutlaşmak — nsz Arnavut dilini ve kültürünü benimsemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Avrupalılaşmak — nsz Avrupalıların düşünce, davranış ve yaşantılarını benimsemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benimseme — is. Benimsemek işi, sahip çıkma, tesahup …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benimseyivermek — i Çabucak benimsemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.